çıkarmak

-i
1. 取出, 拿出, 弄出, 牵出, 捞出: dolaptan çamaşır \çıkarmak 从衣柜里拿出内衣 Atı ahırdan çıkardı. 他从马棚里牵出马来。Cebinden küçücük siyah bir mendil çıkardı. 他从兜里掏出一块黑色小手帕。Denize uçan otomobili çıkardılar. 他们把掉到海里的汽车捞了上来。Bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramazmış. 成́ 一个傻子往井里扔一块石头, 40个聪明人也捞不上来。
2. 卸下; 脱: çoraplarını \çıkarmak 脱袜子 elbisesini \çıkarmak 脱衣服 şapkanı \çıkarmak 摘帽子
3. 吐出, 呕吐; 排出, 排泄: Bütün yediklerini çıkardı. 他把吃的东西全吐了。
4. 驱逐, 赶出: evden kiracıyı \çıkarmak 从家里赶走房客 pasaportsuz adamı sınırdan \çıkarmak 把没有护照的人驱逐出境
5. 消除, 除去, 拔除; 挑出, 拣出, 摘除: çekirdeğini \çıkarmak 去核 dalak \çıkarmak 脾切除 diş \çıkarmak 拔牙 kabuğunu \çıkarmak 剥去外壳, 剥皮 lekeyi \çıkarmak 清除污渍 zehirli maddeler \çıkarmak 排出有毒物质
6. 提取, 榨出: sütün yağını \çıkarmak 提取奶油 gülyağı \çıkarmak 提炼玫瑰油 Taşı sıksa suyunu çıkarır. 成́ 他力大无比, 石头也能攥出水来。
7. 数́ 减去
8. 搬上, 抬上: dolabı üst kata \çıkarmak 把柜子抬到楼上
9. 派出: Bir adam çıkarıp oğlunu yanına getirtti. 他派了一个人把他的儿子接来了。
10. 转́ 说出; 揭穿, 揭露, 指出; 认定, 指责, 认为: yalanını \çıkarmak 揭穿谎言 yanlışını \çıkarmak 指出错误 birini hırsız \çıkarmak 说某人是小偷 birini suçlu \çıkarmak 指责某人犯罪 Ne düşünüyorsun, çıkar da rahatla. 你有话好好说。
11. 展示; 以…招待: misafire meyve \çıkarmak 拿水果招待客人 müşteriye kumaş \çıkarmak 拿布给顾客看 Kızı görücüye çıkardı. 他叫出了女儿给媒人相看。
12. 演奏出: bir tangoyu piyanoda \çıkarmak 用钢琴弹奏一曲探戈舞曲
13. 出版, 发表: faydalı bir kitap \çıkarmak 出版一本好书 Türkiye'de o zamanlar gazete çıkarmak kolaydı. 当时在土耳其出版报纸是非常容易的。
14. 得到, 获得: Geçimini balıkçılıktan çıkarıyor. 他靠打鱼为生。
15. 度过, 熬过; 忍受: Bu kömür kışı çıkarmaz. 这些煤过不了冬。Bu para ile ayı çıkaramayız. 我们用这些钱过不了这个月。Hasta kışı çıkaramadı. 病人没有熬过冬天。
16. 养成, 形成: yeni bir âdet \çıkarmak 形成新的习惯
17. 得出结论, 得出认识; 理解, 弄懂: Bundan ne çıkarıyorsun? 你从中得出什么结论?Mektuptaki şu sözcüğü çıkaramadım. 信里的这个词我没有看懂。
18. 出产, 生产: Antalya, turfanda domates çıkarır. 安塔利亚出产早熟的的番茄。Fabrika yeni bir otomobil modeli çıkardı. 工厂生产了一种新车型。
19. 制造, 引发, 造成: kavga \çıkarmak 吵架 iş \çıkarmak 添乱 olay \çıkarmak 惹是生非, 制造事端 güçlük \çıkarmak 制造麻烦; 阻挠, 刁难, 为难
20. 解决, 破解: bilmeceyi \çıkarmak 猜出谜语 meseleyi \çıkarmak 解决问题
21. 患有: kızamık \çıkarmak 患麻疹, 出疹子 çiçek \çıkarmak 出天花
22. 非常喜欢: Lezzetini çıkara çıkara hikâyesine devam ediyor. 他仍在兴致勃勃地讲着他的故事。
23. 发泄: Öfkesini benden çıkardı. 他拿我出气。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çıkarmak — II, 83 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • çıkarmak — den 1) Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin 2) i Sonunu getirmek Bu para ile ayı çıkarırız. 3) i Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek 4) i Bulmak, ortaya koymak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gürültü çıkarmak (veya etmek veya koparmak veya yapmak) — 1) düzensiz ve rahatsız edici sesler çıkarmak Karanlıkta bana çarpıp da gürültü yapmamaya dikkat ederek kapıyı açtım. H. C. Yalçın 2) kavga, karışıklık, tartışma çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meydana çıkarmak — 1) açıklığa kavuşturmak, ortaya çıkarmak, belli etmek Marifetlerini birer birer meydana çıkarıyor. R. H. Karay 2) bularak ortaya çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çıngar çıkarmak (veya koparmak) — gürültü, kavga çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eksiltmeye çıkarmak — bir işi, istekliler arasında en ucuz fiyat verene bırakmak için ihaleye çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • haç çıkarmak — Hristiyanlar, sağ ellerini alın, karın, iki omuz başı ve göğüs hizasına götürerek haç biçiminde tapınma işaretini yapmak, istavroz çıkarmak Beraber eski kilise harabesine girdiler, kadın burada haç çıkardı. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hadise çıkarmak — olay çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hır çıkarmak — kavga, gürültü çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hırgür çıkarmak — kavga etmek, kavga çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • istavroz çıkarmak — haç çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.